Evet, neticede sancak tâli’li sahibini bulmuş.. ve Hz. Ali sancağı eline almış, Hayber’e doğru harekete geçmişti. Sonra aniden durdu ve Allah Resûlü’ne, “Ey Allah’ın Resûlü! Onlarla hangi şey üzerine savaşayım? Onlara nasıl bir teklif götüreyim?” dedi. İki Cihan Serveri de, ona şu cevabı verdi:
“Bölgelerine girinceye kadar teennî ile hareket et (hemen savaşma). Sonra onları Müslümanlığa davet et. Eğer kabul ederlerse, senden mallarını ve kanlarını korumuş olurlar. Ahirete ait hak ve hukukları ise, Allah’a kalmış bir iştir. Yâ Ali! Allah’a yemin ederim ki, senin vasıtanla birinin hidayete ermesi, (yeryüzü dolusu) kızıl deveyi Allah yolunda infak etmekten daha hayırlıdır.”5
O günden bugüne, nerede ve ne zaman bir İslâm ordusu muharebeye girecek olsa, her nefer, kulağında Allah Resûlü’nün bu mesajını duyar gibi olur ve duyduğu bu emre göre hareket etmeyi kendisi için bir vecibe telakki eder.
Dipnotlar
- 5 Buhârî, fezâilü ashâb 9; Müslim, fezâilü’s-sahabe 32-35.