Yalnız burada çok önemli bir hususa işaretle yetineceğim. O büyük zatlar kendi haklarında böyle düşünebilirler ama, biz onlar hakkında böyle düşünemez ve bunun kat’iyen böyle olduğunu ifade edemeyiz. Onların kendilerini bu kabîl sorgulamaları, hâdiselere mukarrabîn perspektifinden bakmaları itibarıyladır.
Evet, Üstad Hazretleri’nin yaklaşımları içinde, bir topluluğun başına gelen olumsuz şeyler, başta bulunan insanlar yüzündendir. Savaş sonrası galibiyet bütün orduya, ama mağlûbiyet komutanlara mâl edilmelidir.8
Hâsılı, düşüncede doğruyu bulma çok önemlidir. Bunu bulma yoluna isterseniz kalb metodolojisi de diyebilirsiniz. Yani bir şeyin doğru veya yanlış olduğuna dair yapılacak değerlendirmelerde ölçü ve kıstasların bulunduğu ve kalbin tatmin olup ya da olmamasını netice veren kalb metodolojisi. İşte bu ölçülerin yerli yerine oturmasına paralel, zamanla o kabîl hâdiseler karşısında, davranışlar da, takınılan tavırlar da düzgün olacak ve şimdilerde hemen her gün etrafımızda görerek eksikliğini daha çok hissettiğimiz düşünce kaymalarından da, bundan kaynaklanan şahsiyet kaymalarından da kurtulacağız inşâallah!
Terörün Kaynağı ve Amacı
Türkiye belli dönemlerde çeşitli güçler tarafından kıskaca alınmış ve düşmanları tarafından kendisine hakk-ı hayat, hakk-ı hürriyet tanınmak istenmeyen bir devlettir. Ne var ki Türkiye, Allah’ın izniyle bu gayeye matuf önüne çıkartılan engelleri teker teker aşarak bugünlere kadar gelmiştir. Türkiye, büyüklüğe sıçrama ve önemli bir konuma yükselme noktasında çok büyük avantajlarla karşı karşıya gelmiş sayılır. Ancak, dünyada güç ve kuvveti elinde bulunduran devletler, Türkiye’nin bu avantajları değerlendirmesini istememekte ve bunun için de içte ve dışta Türkiye’nin başına bin bir türlü gaileler açmaktalar.
Dipnotlar
- 8 Bkz.: Bediüzzaman, Lem’alar s.167 (On Yedinci Lem’a, On Üçüncü Nota); Barla Lâhikası s.12.