İçeriğe geç

Vaziyet böyle olunca, bu dünyada ne İslâm’ın özünden ne teşriî emirlerin doğru kavranmasından ne de tekvînî esasların iyi okunup iyi yorumlanmasından kat’iyen bahsedilemez. Bu itibarla, içinde bazı Müslüman kümelerin bulunduğu, rengi, deseni bozulmuş, şivesi anlaşılmaz hâle gelmiş bu karanlık coğrafyada, bizim başka bir şeye değil, yeniden hakikat aşkının, ilim ve araştırma aşkının uyarılmasına, dinin vicdanlara bir kere daha kendi orijiniyle duyurulmasına ihtiyacımız var. Bu dünyayı, şu anda içine düştüğü o korkunç gayyadan ancak, kendi terbiye sistemimizle yetişmiş zinde dimağlar, aynı iman ve aynı gayeyi paylaşan Hakk’a adanmış ruhlar; garazsız-ivazsız “hizmet” deyip koşan irade erleri ve her türlü gâileyi aşmaya kararlı ilim, mârifet ve azim kahramanları kurtarabilirler; maddî-mânevî, dünyevî-uhrevî beklentisi olmayan, ilim, mârifet ve azim kahramanları. Bugüne kadar hep onların geleceği ümidiyle yaşadık; sonsuza dek de öyle yaşama niyetindeyiz.

48