Hakikat Aşkı
Bir şeyin aslı, esası demek olan hakikat, görülen, duyulan ve akledilip kavrananın ötesinde neyin ne olduğunun, ne ifade ettiğinin ve neyi gösterdiğinin apaçık bilinmesi demektir. İnsan, kâinat ve eşyanın, aslı, esası nedir? Bunlar hem teker teker hem de hepsi birden ne ifade ederler; atomlardan nebulolara, insanın en küçük parçacıklarından maddî-mânevî derinliklerine kadar bütün bir varlık ve ondaki nizam, âhenk, güzellik ve hikmet arkasında acaba neler var? Bütün bu gerçekler, rastlantılara verilemeyeceğine göre, mutlaka zerreden seyyârâta her şeyin dayandığı/dayanacağı bir hakikat olmalıdır. Her şeyin gidip istinat ettiği böyle bir hakikat vardır ve onun kendine has evsâfıyla tanınması da her insan için bir vecibedir. İşte böyle bir vecibeyi derin bir iştiyak ve alâka ile takip etmeye “hakikat aşkı” denir.