İçeriğe geç

Bu öyle bir ilâhî nefhalar mecmuasıdır ki, her emriyle binlerce faydalar temin ederek ve her yasağıyla da akla, hayale gelmedik zararları hatırlatarak bizleri emniyet ve güven yamaçlarında dolaştırmaktadır. Evet O, emanet, ihsan ve adalet mesajlarıyla gönüllerimizi coşturup, Cennet ufuklarını gösterdiği aynı anda; ahlâksızlık, münkerât, başkalarının mal, can, ırz ve hukukuna tecavüz gibi gayyalara çeken duygu ve düşüncelere karşı da tahşidat yapıp, bizleri, sürekli Hakk’ın sıyanet ve himaye çizgisine çağırmaktadır.

Bu öyle bir Kitap’tır ki, kendinden evvel gelip geçmiş bütün peygamberleri kudsî bilmiş, onların suhuf ve kitaplarını mübarek tanımış, hususiyle Tevrat, Zebûr, ve İncil’e tazimde bulunmuş; onlardaki ihtilaflı noktaları hal ve fasl, tağyir edilmiş yerleri tashih, mahfuz kalmış bölümleri de tespit ederek bir mânâda kaybolmuş kitapları bulup ortaya çıkarmış ve o kitapları tebliğle serfiraz peygamberleri saygıyla anmış; hususiyle Hz. Musa ve Hz. İsa aleyhimesselâmı “Ulü’l-azm” peygamberler arasında sayarak hak ve hakkâniyetin dili olduğunu göstermiş.. sonra bu iki şanlı peygamberin validelerinin de ilhama mazhar, ötelere açık, beşer üstü ruh ve vicdana sahip bulunduklarını ihtar ederek ihkâk-ı hak maksadıyla nazil olduğunu bütün selim kalblere duyurmuş ve kabul ettirmiştir.

Bu Kitap, insanları türlü türlü sapıklıklardan kurtararak fazilet yoluna irşad edip, Allah’ın emirlerini yerine getirenlere gözlerin görmediği, kulakların işitmediği ve kimsenin tasavvur edemeyeceği mükâfatlar; o emirleri ihlâl edenlere de bakışları bulandıracak, başları döndürecek ve yürekleri hoplatacak cezalar var olduğunu ifade ederek akılları hayrette bırakan muvazeneler vaz’etmiştir.

87