İçeriğe geç
11. Bölüm

Bizim Milletimiz

Bizim toplum yapımız, işte tâli’ deyip öğüneceğimiz, başkalarının da imreneceği seviyeler üstü ve hiçbir içtimaî sistemin bugüne kadar arayıp da bulamadığı, bulsa da ulaşamadığı bir güzellikler meşheriydi. Kendi ruhundaki dinamiklerden güç alan, kendi öz kaynaklarından beslenen.. vesâyâ bilmeyen, kimseye ve hiçbir şeye tâbi olmayan; kendi olarak asırlar ve asırlar ayakta durmasını başaran bu muhteşem içtimaî meşher, bu göz kamaştıran sistemin, bütün bir hasım dünya ile hesaplaşa hesaplaşa, çağlar boyu mevcudiyetini devam ettirmesi âdeta bir harikadır. Kim bilir liyakatli temsilcilerini bulsaydı, belki daha asırlarca yaşayabilirdi…

Evet, dünden bugüne bu içtimaî bünyenin en ideal bir âhengin ifadesi olarak, mevcut sistemlerden hiçbirinin ulaşamayacağı en göz kamaştırıcı neticeleri hâsıl edip ortaya koyması fevkâlade bir hâdisedir. Hele yeryüzündeki mevcut sistemlerden hiçbirine dayanmadan; Türk sosyalizmi, Türk komünizmi, Türk masonizmi gibi utandırıcı izafetlere girmeden, aldatan nispetlere sığınmadan…

Aklın bir hikmet-i vücudu1 olması itibarıyla, insan düşüncesinden kaynaklanan en bâtıl sistemler içinde dahi bir dâne-i hakikat2 vardır. İhtimal ki, o bâtıl sistemin orta direği, “ukde-i hayatiye”si3, şahdamarı da o hakikattir ve o sistem de mevcudiyet ve devamını o hakikat ve hakikatçiğe borçludur. Bizim, tarihin derinliklerinden yapılanıp gelen içtimaî sistemimiz ise, tıpkı, arının, çiçek özlerini alıp, petekte en güzel hendesî şekillerle şekillendirip ortaya koyduğu gibi, bütün yeryüzü sistemlerinin güzelliklerini özünde toplamış bir harikalar galerisidir.

51