وَمَا يَخْدَعُونَ إِلَّا أَنْفُسَهُمْ “Onlar öz nefislerine, kendi kendilerine hud’a yapıyorlar, kendilerini aldatıyorlar.” Burada “müfâale” babından, وَمَا يُخَادِعُونَ إِلَّا أَنْفُسَهُمْ kıraatı da vardır ki o zaman mânâ “Kendi kendilerine muhâdaa yapıyorlar.” olur. Zira onlar, uğraşılmaz biriyle uğraşmaya kalkışıyorlar. Mesela, iç dünyalarında gizledikleri bütün sırlarını bilen, bütün ledünniyatlarına vâkıf birine karşı, onlar hâlâ bir kısım hile ve hud’a peşinde iseler, kendi oyunlarıyla kendilerini ateşe atıyorlar demektir. Binaenaleyh meydana getirdikleri zarar da doğrudan doğruya kendilerine ait olacaktır.
[1] Bkz.: el-Beyzâvî, Envâru’t-tenzîl ve esrâru’t-te’vîl 1/162,163. [2] Bkz.: Bediüzzaman, Sözler s.602 (Otuzuncu Söz, İkinci Maksat). [3] Bkz.: Buhârî, tefsîru sûre (3) 15, merdâ 15, edeb 115.