İçeriğe geç

Âyette, “Sizin en büyüğünüz” denilmeyip, “Allah’ın ikram ve ihsanına en çok mazhar olanınız” buyruluyor. İnsan, takvalı olduğu ölçüde büyüklük kazanır. Fakat bu, insanın kendine ait şahsî bir büyüklük değildir. Belki kendisini Allah kapısında bir kıtmir olarak görmesi neticesinde yine Allah’tan (celle celâluhu) gelen bir iltifattır. İnsan, bir kıtmir gibi başını Hakk’ın eşiğine koyup, –Alvar İmamı’nın tabiriyle– orada sular gibi çağlayacak, Eyyüb gibi ağlayacak ve ciğergâhı dağlayacak ki Cenâb-ı Hak da başından tutup onu kaldırsın, “Hayır, sen o değilsin, sen Benim için Beni gösteren bir mir’ât-ı mücellâsın” diyerek tekrim ve teşrifte bulunsun. Demek ki mahiyeti böyle olduğu hâlde insan yine de kibre giriyorsa onda herhangi bir dengenin varlığından söz edilemez.

147