Uğrunda hicret ettiğimiz yüksek mefkûreyi her zaman tahakkuk ettiremeyebiliriz. Ama hâlis bir niyetle, “Keşke bize de nasip olsa, biz de gitsek, hiç olmazsa gidip birkaç hafta kalabilsek.. kalabilsek de yüksek mefkûremize hizmet edebilsek!” niyetlerini içlerinde yaşattıkları sürece kazanırlar. Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) bir beyanıyla izah edeyim, buyuruyorlar ki: “Bir insan yürekten, ihlâsla şehadeti talep ederse, yatağında ölse dahi şehit olur.”11
Evet bir insan, sadece ve sadece Allah davası için, Rabbimiz’in yüce adının en ücra yerlerde dahi şehbal açması için, kafasında hicret kurup duruyorsa, “Gidelim, görelim, gezelim, anlatalım, İbrahimlerin yolunda, Musaların, Mesihlerin (alâ nebiyyinâ ve aleyhimüssalâtu vesselâm) yolunda ve İnsanlığın İftihar Tablosu’nun yolunda, biz de bu vazifeyi yapalım.” düşüncesiyle yatıyor, kalkıyorsa, o kimse memleketinde de kalsa, orada ölse, ümit ediyoruz ki Allah (celle celâluhu) bu düşünce sahibini muhacirler defterine kaydeder.
Rabbim, boyunduruğun yere konduğu bu devirde, İslâm dünyasına sahip çıkanları hem muhacirlikle, hem de şehadet sevabıyla serfiraz kılsın! Evet, bu yönüyle de “mukaddes göç” çok önemlidir ve üzerinde daha çok şey söylenebilir…
1Bkz.: Nisâ sûresi, 4/89, 97, 100; Enfâl sûresi, 8/72.
2Hac sûresi, 22/27.
3Buhârî, ezan 111; Müslim, salât 74.
4Bakara sûresi, 2/125; Hac sûresi, 22/26.
5Âl-i İmrân sûresi, 3/128.
6Beyhakî, es-Sünenü’l-kübrâ 2/197.
7Tirmizî, menâkıb 68; İbn Mâce, menâsik 103; Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 4/305.
8İbn Kesîr, el-Bidâye ve’n-nihâye 2/267.
9İbn Kesîr, el-Bidâye ve’n-nihâye 2/266-267.
10“Ameller (başka değil) ancak niyetlere göredir; herkesin niyeti ne ise eline geçecek odur.” (Buhârî, bed’ü’l-vahy 1; Müslim, imâre 155.)