İçeriğe geç

İş bununla da bitmiyor. Cenâb-ı Hak: “Onları affet ve onlar için istiğfar et!” buyuruyor. Çünkü onların da kendi ulviyetlerine gölge düşürecek hareketlerden kaçınmaları gerekir. Onun için onlar namına Allah’tan mağfiret dile.

Bir de, sana muhalefet ettiklerinden ötürü, suçluluk ruh hâletine girdiler. Bu hâl devam ettiği müddetçe kendilerini hep suçlu kabul edecekler. Öyleyse, onları çağır ve hiçbir şey olmamış gibi onlarla yeniden meşveret et…

Cenâb-ı Hak, en kritik anda, bağırıp çağırmanın beklendiği safhada, Resûlü’nü (sallallâhu aleyhi ve sellem) öyle bir davranışa zorluyor ki, bir taraftan O’nun geleceğe ait günah işlemesine set çekiyor, diğer taraftan da O’na edebin en mükemmelini öğretiyor. İşte Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem) de böyle bir edeple edepleniyor..!

Hz. Enes anlatıyor: On sene Allah Resûlü’ne (sallallâhu aleyhi ve sellem) hizmet ettim. -Zaten Allah Resûlü’nün (sallallâhu aleyhi ve sellem) hizmetine girdiğinde de on yaşlarındaydı.- Bir defa dahi, yaptığım bir iş için “Neden yaptın?”, yapmadığım bir iş için de “Neden yapmadın?” dediğini duymadım.10 Hatta bir defasında beni bir işe göndermişti. Sokakta oyuna daldım. Aradan ne kadar zaman geçtiğini bilmiyorum. Bir ara arkadan birinin kulağımı tuttuğunu hissettim.. döndüm baktım ki Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem). Yüzünde yine aynı tebessüm. “Hemen gidiyorum, yâ Resûlallah!” dedim ve koşarak bana verdiği işe gittim.

O, Allah (celle celâluhu) ahlâkıyla ahlâklanmış ve ümmetinin de aynı ahlâkla ahlâklanmasını emir buyurmuştu.11 Bunu öğreneceğimiz iki ana kaynak vardır; onlar da Kur’ân ve edeb-i Resûlullah diyeceğimiz Sünnet.

11