kerimesinin işaretiyle, kâinattaki düzen bozulacak, suret değişecek, bozulma emareleri görünecekti. Halbuki
فَارْجِعِ الْبَصَرَۙ هَلْ تَرٰى مِنْ فُطُورٍ ثُمَّ ارْجِعِ الْبَصَرَ كَرَّتَيْنِ يَنْقَلِبْ إِلَيْكَ الْبَصَرُ خَاسِئًا وَهُوَ حَسِيرٌ
ayetlerinin ve şu ifadenin gösterdiği gibi, insanın nazarı, kusur aramak için ne kadar çabalasa da hiçbir yerde kusur bulamayacak, yorgun bir şekilde menzili olan göze gelip onu gönderen tenkitçi akla diyecek ki: “Boşuna yoruldum, hiçbir yerde kusur yok.” İşte bu gösteriyor ki, kâinattaki düzen ve intizam gayet mükemmeldir. Demek bu intizam, Cenâb-ı Hakk’ın birliğinin açık bir şahididir.
Gelelim “hudûs”a… Kelâm âlimleri demiş ki: “Âlem, değişkendir. Her değişen şey hâdistir, yani sonradan vücuda gelmiştir. Sonradan var olan her şeyi de var eden vardır. Öyleyse bu kâinatın ezelî bir yaratıcısı var.” Biz de deriz ki: Evet kâinat sonradan var olmuştur, çünkü görüyoruz ki: Her asırda, her senede, hatta her mevsimde bir kâinat, bir âlem gider, bir başkası gelir. Demek bir Kadîr-i Zülcelâl var ki, bu kâinatı yoktan var ederek her sene, her mevsim, belki her gün birini yaratır, şuur sahiplerine gösterir ve sonra onu alıp başkasını getirir. Onları birbiri ardınca takıp zincirleme bir surette zamanın şeridine asar. Elbette onlar, bu âlem gibi devamlı yenilenen birer kâinat hükmünde olan her baharda gözümüzün önünde hiçten gelen ve gayba giden kâinatları yaratan Kadir bir Zât’ın kudret mucizeleridir. Mutlaka şu âlemi de, her vakit âlemler içinde âlemleri yaratıp değiştiren Zât yaratmıştır. Âlemi ve yeryüzünü büyük misafirlerine misafirhane yapmıştır.
Gelelim “imkân” bahsine... Kelâm âlimleri demiş ki: “İmkân, iki tarafın birbirine denk olmasıdır.” Yani yokluk ve varlık, ikisi denk olsa; bir tahsis edici, bir tercih edici, bir var eden lâzımdır. Çünkü mümkün şeyler, birbirini yaratıp bir silsile halinde devam edemez. Yahut biri diğerini yaratarak devir suretinde de olamaz. Öyleyse bir Vâcibü'l-Vücûd vardır ki, bunları yaratıyor. Devir ve silsile halinde
Dipnotlar
- “(Yedi kat göğü birbiriyle tam uyum içinde yaratan O’dur. Rahman’ın yaratmasında hiçbir düzensizlik göremezsin.) Çevir de bak gözünü görebilir misin bir kusur? Sonra tekrar tekrar gözünü çevir de bak, gözün bulamadığından bir kusur, eli boş ve bitkin geri döner.” (Mülk sûresi, 67/3-4)
- Meylettirmek, yöneltmek, bir gaye için kullanmak.