İçeriğe geç

oturdum. Hayalen yedi sekiz sene öncesine gittim. Hayal gücüm kuvvetli olduğu için beni o zamanda epey gezdirdi. Etrafta beni o hayalden ve o zamandan geri çevirecek kimse de yoktu, yalnızdım. Gözümü açtıkça yedi sekiz sene içinde bir asır geçmiş kadar değişim olduğunu görüyordum.

Baktım ki, medresemin etrafındaki şehir içi kale dibi mevkii baştan aşağı yakılmış, yıkılmış. Onu, önceki görüşümden şimdiye kadar âdeta iki yüz sene geçmiş gibi hüzünlü gözlerle seyrettim. O evlerdeki insanların çoğu ile dosttum. Büyük kısmı, Allah rahmet eylesin, hicrette vefat etmiş, gurbette perişan olmuşlardı. Ermeni mahallesinin dışında, Van’daki bütün Müslümanların evlerinin tahrip edildiğini gördüm. Kalbim en derinden sızladı. Bu, o kadar rikkatime dokundu ki, binlerce gözüm olsa beraber ağlayacaktı. Vatanıma dönünce gurbetten kurtuldum zannediyordum. Ne yazık ki, gurbetin en dehşetlisiyle vatanımda karşılaştım. On İkinci Ümit’te bahsi geçen Abdurrahman gibi, ruhen çok alâkadar olduğum yüzlerce talebemi, dostumu kabirde gördüm ve onların yerlerini yıkılmış buldum.

Bir zâtın eskiden beri hatırımda olan bir sözü vardı, mânâsını tam bilemiyordum. Bu hazin manzara karşısında onun tam mânâsını anladım. O söz şudur: لَوْلَا مُفَارَقَةُ الْأَحْبَابِ مَا وَجَدَتْ لَهَا الْمَنَايَا إِلَى أَرْوَاحِنَا سُبُلا Yani, “Eğer dostlardan ayrılık olmasaydı, ölüm ruhlarımıza yol bulamazdı ki gelip alsın.”

Demek, insanı en çok öldüren, dostlardan ayrılıktır. Evet, hiçbir şey beni o vaziyet kadar yakmamış, ağlatmamıştır. Eğer Kur’an’dan, imandan yardım gelmeseydi o gam, keder, hüzün ruhumu uçuracak gibi bir tesir yapardı.

Eskiden beri şairler şiirlerinde, dostlarıyla görüştükleri yerlerin zamanla harap olmasına ağlamışlar. Bunun, ayrılık acısını en çok hissettiren örneğini ben gözümle gördüm. İki yüz sene sonra çok sevdiği dostlarının ikamet ettikleri yere uğrayan bir adamın hüznüyle hem ruhum hem kalbim gözüme yardım edip ağladılar. Karşımda harabeye dönmüş yerlerin mâmur, şenlikli olduğu, neşe ve sevinç verdiği zaman, çok tatlı bir devirde, yirmi seneye yakın, ders vererek kıymetli

343