Evet, bazı hastalıklar eğer ölümle neticelense insanı manevî şehit kılar, şehadet gibi bir velilik derecesine yükselmeyi sağlar. Mesela çocuk doğurmanın yol açtığı hastalıklarla, karın sancısıyla, boğularak, yanarak veya vebadan vefat edenler manevî şehit olduğu gibi, çok mübarek hastalıklar var ki, ölümle neticelenirse insana velilik makamını kazandırır. Hem hastalık, dünya aşkını ve alâkasını azalttığından, ehl-i dünya için gayet elem verici ve acı olan vefat ile dünyadan ayrılığın kederini hafifletir, bazen de onu sevdirir.
On Altıncı Deva
Ey sıkıntıdan şikâyet eden hasta! Hastalık, insanlar arasında çok mühim ve güzel olan hürmeti ve merhameti telkin eder. Çünkü insanı, yalnızlığa ve merhametsizliğe sevk eden istiğnadan kurtarır. إِنَّ الْإِنْسَانَ لَيَطْغٰىأَنْ رَاٰهُ اسْتَغْنٰى sırrıyla, sağlık ve afiyet içinde müstağni bir nefs-i emmare, hürmete değer kardeşliklere karşı hürmet hissetmez, merhamete ve şefkate lâyık olan musibete düşmüşlere ve hastalara merhamet duymaz. Ne zaman hastalansa, aczini ve fakrını o zaman anlar, hürmete lâyık olan, ziyaretine gelen veya kendisine yardım eden mümin kardeşlerine hürmet gösterir. Kendi cinsine karşı acıma hissinden gelen insanî şefkat ve İslam’daki en mühim hasletlerden olan merhametle, musibete uğramışları nefsine kıyaslar, onlara tam mânâsıyla acır, elinden gelse yardım, hiç olmazsa dua eder. Keyiflerini sormak için –şer’i bakımdan sünnet olan– ziyaretlerine gider, sevap kazanır.
On Yedinci Deva
Ey hastalık yüzünden hayır yapamamaktan şikâyet eden hasta! Şükret, hastalık sana hayırların en hâlisinin kapısını açar. Hastalık,
Dipnotlar
- Haşiye: Bu hastalığın manevî şehadeti kazandırması, lohusalık zamanı olan kırk güne kadardır.
- Şehadete vesile olan hastalık ve musibetler için bkz. Buhârî, ezân 32, cihâd 30; Müslim, imâre 164; Ahmed İbni Hanbel, el-Müsned 2/324, 533, 5/446; el-Hâkim, el-Müstedrek 1/503.
- “Hayır! Rabbinin bunca nimetine rağmen kâfir insan kendisini ihtiyaçsız zannetti diye azar.” (Alak sûresi, 96/6-7).
- Hasta ziyaretinin kişiye sevap kazandıracağına dair bkz. Müslim, birr 40; Ebû Dâvûd, cenâiz 7; Tirmizî, cenâiz 2, birr 64; İbni Mâce, cenâiz 1, 2.