Kur’ân’ın, sadakalarla ilgili beyanlarının umumiyet arz etmesi, sadakada sınırlama konmadığını göstermesi bakımından önemlidir. Konuyla ilgili, وَمَا أَنْفَقْتُمْ مِنْ شَيْءٍ فَهُوَ يُخْلِفُهُ “İnfak ettiğiniz her şeyin yerine mutlaka O, başkasını verir.”178
“Hayır adına infak ettiğiniz her şey sizin lehinizedir, size aittir. Allah’ın rızasını talep ederek infak ettiğiniz sürece, infak ettiğiniz şeyler günün birinde mutlaka size dönecektir, mükâfatını eksiksiz olarak mutlaka alırsınız da hukukunuz asla zayi edilmez.”179 ve وَمَا تُنْفِقُوا مِنْ خَيْرٍ فَإِنَّ اللّٰهَ بِهِ عَلِيمٌ“Hayır adına infak ettiğiniz her şeyi Allah bilmektedir.”180 gibi âyetler, meselenin şümulünü göstermektedir.
Efendimiz de (sallallâhu aleyhi ve sellem), bir hadislerinde, malını hak yolda harcamaya azmetmiş bir kimsenin, gıpta edilecek bir insan olduğunu söylerken,181 diğer tarafta, bir hurmanın yarısını tasadduk etmek suretiyle bile olsa Cehennem’den sakınmayı tavsiye etmektedir.182 Ayrıca nafile sadaka verenler için meleklerin dua etmesi183 gibi bizzat Allah Resûlü’nden (sallallâhu aleyhi ve sellem) sâdır olmuş birçok müjde bulunmaktadır ki, bunların hepsi, cemiyetten fakr u zaruret gerçeğini kaldırıp yerine huzuru ikame etmede önemli motivasyon kaynaklarıdır.