İçeriğe geç

Zekât, sosyal adaletin ve toplumsal huzurun sağlanması açısından da çok önemlidir. O, toplum için âdeta bir sigorta vazifesi görür. Toplumdaki yaraların sarılmasına, muhtaçların elinden tutulmasına, fakir-zengin arasındaki kaynaşmanın sağlanmasına vesile olur. Allah Resûlü’nün (sallallâhu aleyhi ve sellem) ifadeleri içinde o, zenginle fakiri birbirine bağlayan bir köprüdür.

Hiç şüphesiz bütün bu hikmetlerin hâsıl olabilmesi için zekâtın belirli bir sistem ve düzene bağlanması gerekir. Fakihler, ilgili âyet ve hadislerden yola çıkarak zekâtla ilgili çok önemli hükümler vaz etmişlerdir. Kimlerin zekât vereceğini, kimlere verileceğini, hangi mallara zekât terettüp edeceğini, zekât miktarının ne olduğunu… tafsilatlı olarak izah etmişlerdir.

İslâm hukukçuları, zekât mükellefiyetinin hakkıyla eda edilmesi ve kendisinden beklenilen meyveleri vermesi adına çok önemli içtihatlar ortaya koymuşlardır. Ne var ki günümüzün değişen sosyal ve iktisadî yapısıyla birlikte, halledilmesi ve bir hükme bağlanması gereken zekâta dair pek çok güncel sorun ortaya çıkmıştır.

İşte elinizde tuttuğunuz Muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi’ye ait bu kitap, bütün bu konulara dair oldukça doyurucu ve ikna edici bilgiler sunuyor. Hocaefendi, bu kıymetli eserinde bir taraftan zekâtın teşri kılınma maksadıyla ilgili oldukça ufuk açıcı tahlil ve değerlendirmelere yer verirken, diğer yandan da ilgili ahkâmı izah ediyor. Günümüzde zekâtla ilgili oldukça tartışmalı meseleler olan “müellefe-i kulûb”, “fî sebilillah”, “temlik” gibi muhtelif konulara, günümüzün şartları muvacehesinden bakıp yeni düşüncelere kapı aralıyor.

2