‘Bu dünya tatlıdır, şirindir, güzeldir, yemyeşildir. Çoğunuz bu cezbeye kapılıp gidebilirsiniz. Fakat istemeden size verilirse mübarek olur. İstediğinizden dolayı verilirse size yük olur ve minnet altında kalırsınız. Sakın istemeyiniz!’
Daha sonra bu zat dilenecek durumlara düştü ama, ne Hz. Ebû Bekir, ne de Hz. Ömer, değil sadaka ve zekât, ganimetten gelen “humus”tan dahi ona bir şey kabul ettiremediler. “Hayır!” diyor ve almamada diretiyordu.”6
4. Cahiliyeden Bir Kesit
O, elli bin türlü cahilî âdeti göğüsleye göğüsleye bir zulmet çağını ışık asrı hâline getiriyordu.
Bu hususa ışık tutmak üzere, Cafer İbn Ebî Talib’in, Necaşî karşısında söylediği sözleri nakletmek istiyorum: “Ey Melik, biz kan içer, leş yer, zina eder, hırsızlık yapar, adam öldürür ve yağmacılıkla iştigal ederdik.. kavi zayıfı ezer ve insanlık adına utandırıcı daha neler neler yapardık…”7 derken, Hz. Muhammed’den (sallallâhu aleyhi ve sellem) evvel insanlığın nasıl üst üste karanlıklar içinde bulunduğuna dikkati çekiyordu.
Evet bu toplulukta, bir damla suda kıyametler koparılır.. hak bendedir mülâhazasıyla iki cemaat birbirine girer ve birbirini öldürür.. yine bu topluluk içinde zina tecviz edilir.. hırsızlık meziyet sayılır.. ve alkolik olmayan insanların adedi iki elin parmakları sayısınca ya vardır veya yoktur.