İçeriğe geç

d.فَلَا وَرَبِّكَ لَا يُؤْمِنُونَ حَتَّى يُحَكِّمُوكَ فِيمَا شَجَرَ بَيْنَهُمْ“Hayır, asla! Rabbine andolsun ki, aralarında nizâa bâdî her meselede seni hakem olarak kabul etmedikten sonra, onlar iman etmiş olamazlar.”23

İşte, Peygamber’i en yakından tanıyan bir sahabinin bu mevzudaki anlayışı! Bir gün bir kadın İbn Mesud’a gelerek: “Sen, dövme yapıp yaptıran, yüz tüylerini yolan ve yolduran, dişlerini seyrekleştiren ve güzel görünmek için dişlerinin arasını yontan ve Allah’ın yarattığını değiştiren kadınlara lânet etmişsin.” der. İbn Mesud Hazretleri de: “Bu Allah’ın kitabında var.” buyurur. Kadın: “Yemin olsun ki, ben Mushaf’ın iki kapağı arasında ne varsa okudum, böyle bir şey görmedim!” deyince, İbn Mesud (radıyallâhu anh), Allah’ın: وَمَۤا اٰتَاكُمُ الرَّسُولُ فَخُذُوهُ وَمَا نَهَاكُمْ عَنْهُ فَانْتَهُوا “Resûl size ne getirdiyse, onu alın ve sizi neden nehyettiyse, ondan kaçının!”24 buyurduğunu okumadın mı?” cevabını verir. Evet, Efendimiz: “Takma saç kullanan, saçına başkasının saçını ekleyen, vücuduna dövme yapan ve yaptıran kadınlara lânet etmiştir.”25

3. Hadis-i Şeriflerde Sünnet

Peygamber Efendimiz’in hadis-i şeriflerinde de sünnetin yerine ve ehemmiyetine işaret olunmuş ve bu mevzu üzerinde hassasiyetle durulmuştur. Meselâ, Buhârî ve Müslim’in Sahihlerinde Hz. Ebû Hüreyre’den (radıyallâhu anh) rivayet olunan bir hadis-i şerifte: مَنْ أَطَاعَنِي فَقَدْ أَطَاعَ اللّٰهَ وَمَنْ عَصَانِي فَقَدْ عَصَى اللّٰهَ“Bana itaat eden, şüphesiz Allah’a itaat etmiştir; bana isyan eden de, hiç şüphesiz Allah’a isyan etmiştir.”26 buyrulmaktadır.

Peygamber’in yolu, Allah’ın yoludur; Peygamber’in izinde bulunmak demek, ilâhî mesajların aydınlık ikliminde yürümek demektir. Dolayısıyla sünneti kabul etmemek, onu hayattan dışlamak veya ona başkaldırmak, Allah’a isyanla aynı mânâya gelir.

345