İçeriğe geç

Bu şekilde düşünce tarzı çok tehlikeli, bu tehlikeyi bertaraf etmenin yolu da, bütün yönleriyle Allah Resûlü’nü bilip tanımaktan geçmektedir ki, O’nun en mühim yanlarından biri de, hiç şüphesiz O’nun masumiyetidir. Din, bütünüyle âdeta O’nun masumiyetiyle bütünleşmiş gibidir. Orada bir gedik açmak, dinde en büyük tahribe tevessül mânâsınadır. Onun içindir ki bu mevzu üzerinde hassasiyetle durma lüzumunu duyduk.

Sakîflilerin Teklifi

Efendimiz’i ikaz mahiyetinde görünen bir başka âyet de şudur:

وَإِنْ كَادُوا لَيَفْتِنُونَكَ عَنِ الَّذِۤي أَوْحَيْنَۤا إِلَيْكَ لِتَفْتَرِيَ عَلَيْنَا غَيْرَهُ وَإِذًا لَاتَّخَذُوكَ خَلِيلًا۝وَلَوْلَۤا أَنْ ثَبَّتْنَاكَ لَقَدْ كِدْتَ تَرْكَنُ إِلَيْهِمْ شَيْئًا قَلِيلًا۝إِذًا لَأَذَقْنَاكَ ضِعْفَ الْحَيَاةِ وَضِعْفَ الْمَمَاتِ ثُمَّ لَا تَجِدُ لَكَ عَلَيْنَا نَصِيرًا

“Seni, sana vahyettiğimizden ayırıp, bize karşı başka şeyi uydurman için uğraşırlar. O zaman güya seni dost edinecekler. Sana sebat vermemiş olsaydık, andolsun, az da olsa onlara meyledecektin. O zaman sana, hayatın da, ölümün de kat kat azabını tattırırdık. Sonra bize karşı bir yardımcı da bulamazdın.”679

Sakîf kabilesi, O’ndan Müslümanlığın bedeli olarak imtiyaz istiyordu. Bunlar, Allah Resûlü’ne müracaatla, kendilerinin bazı vecibelerden muaf tutulmalarını talep ettiler. Eğer, başkaları böyle bir imtiyaza itiraz edecek olursa, Efendimiz’e getirdikleri basit ve çocuksu teklife göre Allah Resûlü, “Rabbim bana böyle emretti.” diyecektir.680 İşte âyetler, onların durumunu ve onlar karşısında Allah Resûlü’nün takındığı bir kesin tavrı ortaya koymaktadır. Ve, ısrarla söylüyoruz ki, bu âyetlerde de Efendimiz’in ismetine ve günahsızlığına gölge düşürecek tek bir ifade, tek bir nokta dahi yoktur.

883