İçeriğe geç

İşte, Hz. Nuh’un (aleyhisselâm) oğlunun da, aynı durumda olması muhtemeldir. Belki o, hep mü’min gibi görünmüştü ama aslında bir münafıktı. Veya nifakı orada ve o anda hortlayıvermişti. Hz. Nuh (aleyhisselâm) da, onun zâhirî durumuna göre hüküm vermiş ve onu ehlinden kabul etmişti. Zâhire göre hüküm vermek ise, hiçbir zaman günah değildir. Durum böyle olunca, Hz. Nuh (aleyhisselâm), asla günah işlememiştir; o kendine düşeni yapmıştır. Düşünün ki; o koca nebi, 950 sene didinmiş, çırpınmış, alaya alınmış, kendisine deli denilmiş fakat hiç mi hiç sarsılmamıştır. Kendisine inanan insanların ne kadar az olduğunu, bizzat Kur’ân-ı Kerim söylemekte ve: وَمَۤا اٰمَنَ مَعَهُۤ إِلَّا قَلِيلٌ“Pek az bir insan onunla beraber inanmıştı.”577 demektedir.

Hz. Nuh’u (aleyhisselâm) anlamak isteyen, Nuh sûresinde onu takip etmeye çalışsın. O zaman anlayacaktır ki, o şanı yüce nebi, günah işlemekten, Arş’ın ferşten uzaklığı nispetinde uzaktır ve berîdir. Cenâb-ı Hak, bizi Efendimiz’in ve onun şefaatine nail etsin.. (Âmin)

bc. Hz. İbrahim (aleyhisselâm)

…Ve nebiler babası Hz. Halil.. korku bilmeyen ve gözünü hiçbir şeyden kırpmayan insan. Ateşe atılırken, ateşin içinde berd ü selâm bulan büyük ruh. Cenneti içinde taşıyan ve gittiği her yeri –Cehennem de olsa– cennete çeviren seçkinler seçkini. Herkes Allah Resûlü’ne intisapla sevinirken, O, Hz. İbrahim’e olan benzerliğiyle sevinmekte ve “Ben atam İbrahim’e benziyorum.” demektedir.578 İsterseniz şimdi de onun ismetinin sınırları etrafında seyahat edelim.. ve ismetin ne olduğunu bir de onda görelim.

Yıldızlar, Ay ve Güneş

820