İçeriğe geç

Müslümanlıkta, düşünce ve vicdan hürriyeti açısından böyle davranıldığı gibi, ibadet ve muamelât konularında da kat’iyen ikrâha geçit verilmemiştir. Dahası İslâm, başkalarıyla savaş içinde bulunulduğu durumlarda dahi, vatandaşlığı kabul edip vergisini verme taahhüdünde bulunanları vatandaş kabul etmiş ve asla dinine, diyanetine karışmamıştır. Savaşta ısrar edenlere de, yenik düştüklerinde zimmet hakkı tanımış, kendi vatandaşlarından aldığı gibi onlardan da belli bir vergi almış ve onları da vicdanlarıyla baş başa bırakmıştır. Bundan başka o, gelip gönül rızasıyla vesâyetine girenlere din ve vicdan hürriyeti adına nasıl davranmışsa, harp mağluplarına karşı da aynı kuralları uygulamış ve onları, devlete, millete zarar vermeme kaydıyla bütün tasarruflarında serbest bırakmıştır.

245