Binaenaleyh, bizim üst üste problemlerimizi ve müşkillerimizi halledebilecek en büyük kuvvet, iman gücüdür. İmanın bu gücü, Allah’ın tevfik ve inayetiyle, tam olarak kavrandığı ve idrak edildiği an, milletimize ait pek çok meselenin rahatlıkla halledilebileceği ümidini taşıyorum. Bu itibarla felâketin sezilip onun karşısında uyanık ve duyarlı olunduğu takdirde, meselenin büyük bir kısmı halledilmiş olacaktır. Yine öyle ümit ediyorum ki, dinine ve vatanına hizmet etmeye azmetmiş olanlar bu meseleyi çok iyi kavrasalar –inşâallah– aşamayacakları tepe ve içinden sıyrılamayacakları girdap kalmayacaktır.
Şu ana kadar, soru ile alâkalı olarak, mezkûr mevzuda yeterince duyarlı olanlara karşı takdir hislerimi ifade etmeye çalıştım. Tabiî ki, soruda sözü edilen esas husus, milletimize ait felâketleri peyderpey sezdiğimiz, hatta yer yer bunların altında kalıp ezildiğimiz ve bütün bunları vicdanımızda duyduğumuz hâlde, dünya malına karşı hâlâ nasıl bu kadar hırslı olduğumuzdur.