İçeriğe geç
18. Bölüm

Mânâ maddeden öncedir

Soru: Materyalist felsefecilerin yönelttikleri sorulardan birisi de: “Ruh mu, yoksa beden mi önce yaratılmıştır?” sorusudur. Bize göre ruh mu önce yaratılmıştır? Bunu aklen ve mantıken nasıl ispatlayabiliriz?

Esasen bu, bir ilim olmayıp belki bilinmesi gereken bir nazariye ve çok az bir yönüyle akideyi ilgilendiren bir husustur. Bu açıdan da, “Ruh mu, yoksa beden mi önce yaratılmıştır?” sorusuna sadece merakı def etmek için cevap verilir.

Yerine göre Allah, ruhla maddeyi beraber yaratmıştır denebilir. Ancak bununla maddenin dışındaki varlıklar kast ediliyorsa, şu bilinmelidir ki, kâinat ve eşya olmadan evvel, evvelden de evvel mânâ vardı. Evvelâ, elimizdeki naslardan her şeyin bir ilmî vücudunun olduğunu görüyoruz. Maddenin olmadığı, Arş-ı Rahmân’ın “amâ” üzerinde bulunduğu bir devrede veya onun verâsında –zamanla onu takyîd edemiyoruz– her şeyin ilmî vücudu olduğu ümmetçe ittifak konusudur. Daha sonra bir kısım naslardan Allah’ın (celle celâluhu) aklı yarattığını görüyoruz. Efendimiz, zayıf bir rivayette ilk yaratılan şeyin kendi nuru,[1] başka bir rivayette akıl,[2] kuvvetli bir rivayette ise kalem olduğunu ifade buyurmuştur.[3] Hadislerde zikredilen bu üç unsurdan akıl cephesini daha ziyade Neoplatonist felsefeciler almış, akl-ı evvel demiş ve bütün eşyayı akl-ı sâni, akl-ı sâlis, akl-ı râbi… ve sonra nefs-i evvel, nefs-i sâni, nefs-i sâlis, nefs-i râbi… şeklinde bir tertip içinde akl-ı evvele bağlamışlardır. Allahu a’lem, ukûl-ü aşere akidesi de bundan doğmuştur.

99