Buhârî ve Müslim’de rivayet edilen bir hâdiseye göre, aynı tartışma Hz. Ömer’le ileri gelen bir sahabi arasında da yaşanmıştır. Hz. Ömer (radıyallâhu anh), cuma günü minberde hutbe irad ederken, sahabi mescidin kapısından içeri girer. Hz. Ömer, birden hutbeyi yarıda bırakarak, ona doğru yönelir ve, “Bu vakte kadar nerdeydin? Cuma günü ezan okunduğu zaman hemen camiye gelmen gerekmez miydi?” der. O ise şu cevabı verir: “Ey Allah’ın peygamberinin halifesi! Ezan-ı Muhammedî’yi duyar duymaz hemen koştum. Abdest almanın dışında başka bir meşguliyetim de olmadı.” Hatayı kabullenmekle birlikte, mazeret meşrudur; ezanı duyduğu zaman hazırlanıp koşmuş ve ancak o kadar yetişebilmişti. Fakat Hz. Ömer, meseleyi burada kesmez ve devam eder: “Ezanı duyunca abdest alıp mescide koştun. Fakat abdestle yetinmen de bir eksiklik. Biliyorsun, Resûlullah bize yıkanmayı da emretmişti.”312