Belki burada insanın aklına, “Eğer herkes bazı konum ve makamlara karşı müstağni davranacak olursa, bu işler sahipsiz kalmaz mı?” şeklinde bir soru gelebilir. Hâlbuki eğer o makamın gereğini yerine getirecek birisi varsa, sizin öne atılmanız çoğu zaman sadece rekabet ve kıskançlık duygularını tetikler, nizaa ve ihtilafa sebebiyet verir. Mesela namaz kılınacak bir mekânda/mescitte on tane imamlık yapabilecek insan varsa, sizin hemen “Mihraba ben geçeyim.” diye öne atılmanız o vazifeye faydadan daha çok zarar verir. Zira nasıl olsa, o on kişiden biri kalkıp mihraba geçecek ve o namazı kıldıracaktır. Ayrıca Hazreti Pîr’in de dikkat çektiği üzere, tabiiyeti, sebeb-i mes’uliyet ve hatarlı olan metbuiyete tercih etmek lazımdır.35 Evet, imamete geçme tehlikeli bir iştir. Çünkü imamın, arkasındaki cemaat sayısınca mesuliyeti vardır. İmam, bir yanlışlık yaptığında, o, bütün cemaatin mesuliyetini yüklenmiş olur. Aynı şekilde bir vali, vazifesinde bir kusur yaptığında, vilayet sınırları içindeki bütün insanların vebalini yüklenmiş demektir. Keza devletin başındaki bir insan, ucu millete dokunabilecek bir yanlışlık irtikâp ettiğinde, o, bütün halkın vebali sırtında olarak ötelere yürür.
O hâlde insan, seçilme sevdasına düşmek yerine, seçici pozisyonunda kalmayı tercih etmelidir. Zira hırsla seçilme sevdasına tutulan ve “İlla ben olayım!” diyen insanlar arasında hata etmeyen tek bir fert gösterilemez. Buna karşılık, “Bu işe ehil birisi olsun da, kim olursa olsun.” diyen insanlar arasında hata eden insan sayısı azdır.
En Zor İstiğna