İçeriğe geç

Kanaatimce, Alevîlere karşı da benzer bir yaklaşım sergilenmesi gerekmektedir. Keza, onların, cemevinde kendilerine göre ibadet yapmalarına imkân verilmelidir. Evet, az önce de belirttiğim gibi, cemevine resmen ibadethane statüsü tanıma gibi mevzular ancak anayasa ve kanunlar dahilinde devlet kurumlarının belirleyebileceği hususlardır; onlar beni ve şahısları aşan konulardır. Ne var ki, kendi hissiyatım açısından, Alevîlerin ülkenin birlik ve beraberliğine zarar vermeyecek, anarşiye ocaklık ve yataklık yapmayacak ve bir kısım asîleri bağırlarında barındırmayacak şekilde cemevinde toplanmalarında, orada semah yapmalarında, ibadetlerini yerine getirmelerinde ve kendilerine göre bazı mânâlar atfettikleri âdetlerini icra etmelerinde bir sakınca görmüyorum. Bu cümleden olarak, cemevlerinin vicahî kültürden ziyade kitabî kültürün hakim olduğu mekânlar hâline getirilmesinde fayda mülâhaza ediyorum.

Bu düşünceler ışığında, biz 1990’lı yıllarda Türkiye’de bulunan bütün farklı dinlerin müntesipleriyle, azınlıkların temsilcileriyle, değişik inanç, düşünce ve mezheplerin tâbîleriyle belli mekânlarda toplanmış, aynı sofra etrafında bir araya gelmiş, yan yana oturmuş; birbirimizi dinlemiş, karşılıklı mülâhazalarımızı anlatmış ve fikir alışverişinde bulunmuştuk. Hoşgörü ve diyalog meltemlerinin estiği o dönemde, bazı Alevî temsilcileriyle de görüşme imkânı bulmuş; Alevî Sünnî münasebetleri, cemevi meselesi, kitabî kültüre geçiş mevzuu gibi konularla alâkalı hissiyatımızı ve kanaatlerimizi dile getirmiştik. Heyhat ki, Türkiye’de birlik ve beraberlikten hoşlanmayanlar, o dostluk atmosferini dinamitlediler. Dolayısıyla, mevzuyla ilgili ihtiyaçları ve yapılması gerekenleri takip etme, aramızdaki irtibatı daha da kavîleştirme imkânımız olmadı. Yoksa, o günlerde el eleydik, omuz omuzaydık, çoklarıyla bir problemimiz yoktu; hemen herkesle görüşüyor ve barış içinde yaşayıp gidiyorduk. Fakat, maalesef, halk ifadesiyle diyeyim, o dalgaya taş attılar, mütedahil halkaların insicamını bozdular ve huzur bozucular kendi açılarından turnayı gözünden vurdular.

28