Soru: Efendim; Muharrem ayıvesilesiyle düzenlenen, basına Alevî İftarı olarak yansıyan, sayın Başbakanımızın da iştirak ettiği ama bazı Alevî örgütlerinin tepki gösterdiği “oruçaçma yemeği”yle alâkalı düşüncelerinizi lütfeder misiniz?
Cevap: İsteyen istediği davete icabet eder, istemeyen de etmez. Fakat, iftara katılanlara “düşkünlük yaptırımı” uygulanacağının ilân edilmesi yanlıştır. Bilindiği üzere, Alevî inancına göre, düşkün ilân edilenlerle her türlü irtibat kesilmekte, sadece onların cenaze namazları kılınmaktadır. Davete icâbet etmeme konusunda bazı mazeretler kabul edilebilecek olsa da, iftara gidenler hakkında boykot kararı almak, onları bir nevi aforozla tehdit etmek ve tertip heyetini gizli maksatlar taşımakla suçlamak kat’iyen doğru değildir. Niyetleri sadece Allah bilir; hiç kimse iç okumaya kalkışmamalıdır. “Bu iftarı düzenleyenler, yalnızca siyasî bir yatırım yapmak istediler.” diyenlere, Allah Resûlü’nün (sallallâhu aleyhi ve sellem) bir münasebetle Hazreti Üsame’ye buyurduğu ve ahlâk-ı âliyesi, âdet-i nebeviyesi açısından hep aynı çizgide davrandığı üzere, هَلْ شَقَقْتَ قَلْبَهُ“Yarıp da kalbine mi baktın?”11 dense sezâdır.
Dipnotlar
- 11 Bkz.: Buhârî, meğâzî 45; Müslim, îmân 158-160.