İçeriğe geç

Aslında, Habîb-i Ekrem (sallallâhu aleyhi ve sellem) Efendimiz’in mescidine gayr-i müslimler giremezler. Fakat, bizzat Allah Resûlü, henüz İslâm’a uyanmamış pek çok insanı orada misafir etmiştir.12 Onlar da, ashab-ı kiramın, İnsanlığın İftihar Tablosu’na karşı hürmetlerini, tavır ve davranışlarını, kendi aralarındaki muamelelerini, oturup kalkmalarını, yeme içmelerini görmüş; haklarında pek çok güft u gû duydukları bu insanları kendi nazarlarıyla değerlendirmiş ve ekseriyet itibarıyla bütün suizanlarından arınarak itminana ermişlerdir.

Ezcümle; Rehber-i Ekmel Efendimiz, uzun süre mü’minlerle beraber kalıp onları yakından tanıma fırsatı bulan birisine, لَا إِلٰهَ إِلَّا اللّٰهُ مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللّٰهِ demesini söyleyince, o bu teklifi kabul etmemiştir. Bunun üzerine, Şefkat Peygamberi ikraha başvurmayıp onu salıvermiştir. Adamcağız oradan biraz uzaklaşınca bir güzel gusletmiş, sonra Allah Resûlü’nün yanına dönüp “Şayet, ilk teklifinizi kabul etseydim, cebren şehadet getirmiş olurdum; baskıyla ve zorla Müslüman olduğum düşünülebilirdi. Fakat, şimdi hür bir insanım ve kendi irademle geldim!” demiş ve iman ikrarında bulunmuştur. Evet, temsilin gücü onu cezbetmiştir.

23