İçeriğe geç

Ezcümle, materyalizm ve basının Müslümanlar üzerinde de tesirini gösterip onları zükâma düçar ettiğinden dolayıdır ki; İslâm âleminin gözbebeği sayılan bazı ilim yuvalarında dahi, mânâya karşı kör insanlar yetişmiştir. Koca koca unvanlarının ve şöhretlerinin gücüne dayanan bir kısım ilim adamları, sırf fantezi ve lüks tutkusundan dolayı, Müslümanların itikatlarında çok büyük tahribatlar yapmışlardır. Meselâ; önce mucizeleri tevil ile işe başlamış; ardından melek, cin ve şeytan gibi madde ve fizik ötesi varlıkları bazı tabiat kanunlarıyla izaha kalkışmışlardır. Şeytanın, en büyük hilesinin kendini ve varlığını inkâr ettirmek6 olduğunu bilemediklerinden ve dinin esaslarına ters yorumlar yapmak suretiyle İblis’in oyununa geldiklerini fark edemediklerinden dolayı, “cin”leri “mikroplar” şeklinde anlama ve şeytanı varlığı-yokluğu belirsiz bir hâle sokma gibi vahim hatalara düşmüşlerdir. Bütün bu düşünce kaymaları ve fikir inhirafları da o “zükâm”ın sonuçlarındandır.

Ayrıca, bu marazın neticelerinden biri de, mü’minler arasında selef-i salihîne karşı hürmetsizliğin yaygınlaşmasıdır. Âhir zaman fitnelerinin anlatıldığı hadis-i şeriflerde, bu ümmetin sonradan gelen nesillerinin, çeşitli ithamlar ve bahanelerle önceden gelip geçenlere hakaret etmeleri de kıyametin alâmetleri arasında sayılmıştır. Evet, arkadan gelenlerin (halefin), Resûl-i Ekrem’in senasına mazhar olmuş sahabe, tabiîn ve etbau’t-tabiîn dönemlerinden olan büyükleri (selefi) sıradan kimseler olarak görmeleri ve onlara bazı kusurlar isnad edip saygısızca sözler söylemeleri de çok kötü bir fikir inhirafıdır ve nezleye kapılmak kadar da olsa, duhândan etkilenmişliğin emaresidir.

219