İçeriğe geç

Evet, benlik hissi aşılmalı, “biz” duygusu öne çıkarılmalıdır; fakat, o noktada da âidiyet düşüncesi kalb ve zihinleri esir etmemeli; şayet Cenâb-ı Hakk’ın lütufları esbab dairesi içinde mutlaka bir vesileye bağlanacaksa, o vesilenin vifak ve ittifak olduğu düşünülmelidir. Yani, bir toplumu teşkil eden her fert, “Biz yaptık, biz kurduk, biz düzenledik, biz kazandık…” diyeceğine, “Cenâb-ı Hakk’ın tevfîki, vifak ve ittifaka bağlı geliyor. O’na binlerce hamd ve senâ olsun ki, kalblerimizi birbiriyle irtibatlandırdı, bizi birbirimize sevdirdi, bir araya getirdi ve önemli bir hareketin hâdimleri eyledi” diyerek, tahdis-i nimette bulunmalı ve Allah’a şükretmelidir. Fakat “Allah’a binlerce hamd ü sena olsun ki, bize muvafakat içinde hizmet etme zemini lütfetti ve gayretlerimizi başarılarla neticelendirdi” diyerek “Hüve”yi işaret etmesi gereken kimseler, “Var mı benim gibisi!” türünden ifadelerle “benlik” hırıltıları çıkarırlarsa ya da “Bu cemaat gibisi gelmedi âleme” şeklinde “biz” duygusuna bağlı bir fâikiyet düşüncesini seslendirirlerse, işte o zaman, ilâhî ihsanları ferdî enaniyete veya âidiyet mülâhazasına bağlamak suretiyle nankörlük yapmış ve Allah korusun bir çeşit şirke düşmüş olurlar. Dolayısıyla, bir insanın sürekli kendi istidat ve kabiliyetlerini nazara vermesi ve kendisinden bahsetmesi ne kadar çirkin ise, bir toplumun fertlerinin her fırsatta mensup oldukları cemaatin hususiyetlerini, o hareketin faziletlerini, kendi felsefelerinin üstünlüklerini ve sahip oldukları düşüncelerin isabetliliğini vurgulamaları da o denli çirkindir; dahası böyle bir tavır da fâikiyet mülâhazasını tetikleyen ve şişiren büyük bir tehlikedir. Hak ve hakikat gürül gürül ilân edilmeli, din ve diyanet mutlaka anlatılmalıdır ama bu ilâna ve bu anlatmaya nefisler asla karıştırılmamalıdır. Allah sevmez öyle düşünenleri ve öyle iddialı sözler söyleyenleri. Cenâb-ı Hak, “Elhamdülillâh, O bizi bir araya getirdi.” diyenleri sever; kullarının sürekli “Allahım birliğimizi ve dirliğimizi muhafaza buyur.” deyip hıfz-ı ilâhîye sığınmalarını ister.

396