İhtimal, سُبُّوحٌ قُدُّوسٌ رَبُّ الْمَلٰئِكَةِ وَالرُّوحِ sözü umumi mânâda meleklerin tesbihidir. Kur’ân-ı Kerim, yerde ve gökte bulunan her şeyin Allah’ı tesbih ettiğini haber vermekte1; meleklerin de Arş’ın etrafını çevirmiş olarak hamd ü senâ ile Cenâb-ı Hakk’ı tesbih ettiklerini anlatmaktadır.2 Ayrıca, Allah Teâlâ meleklere insan neslini yaratacağını haber verdiğinde, onlar “Oradaki nizamı bozacak ve yeryüzünü kana bulayacak bir mahlûk mu yaratacaksın? Oysa biz hamd ü senâ duygusuyla dopdolu olarak Seni tesbih u takdis etmekteyiz.” demişler3; bunu söylerken de نُسَبِّحُ ve نُقَدِّسُ kelimelerini kullanarak kendilerinin sürekli Allah’ı “tesbih” ve “takdis” ettiklerini belirtmişlerdir.
Tesbih, Cenâb-ı Hakk’ı tenzih etmek, yani Zât’ını itikat, söz ve amel bakımından şanına lâyık olmayan her türlü kusurdan yüce tutmaktır. Diğer bir ifade ile, tesbih, layık olmayanı reddetmek; takdis ise, layık olanı ispattır. Dolayısıyla, tesbihde bir çeşit takdis, takdisde de tesbih vardır.
Dipnotlar
- 1 Hadîd sûresi, 57/1.
- 2 Zümer sûresi, 39/75.
- 3 Bakara sûresi, 2/30.