İçeriğe geç

İşte böyle insanların oluşturduğu bir toplumdan sahabe efendilerimiz gibi “Kur’ân’ın mucizesi bir cemaat” çıkmıştır. Çünkü Kur’ân onları adım adım güzel ahlâka ulaştırmış ve “Ey iman edenler: Söz ve hareketlerinizde ileri gidip de Allah’ın ve Resûlü’nün önüne geçmeyin. Allah’a karşı gelmekten sakının. Allah her şeyi hakkıyla işitir ve bilir. Ey iman edenler! Seslerinizi Peygamberin sesinden fazla yükseltmeyin. Onunla, kendi aranızda yüksek sesle konuştuğunuz gibi konuşmayın. Yoksa siz farkında olmadan bütün emekleriniz hiçe iniverir.”4 mealindeki âyetler gibi ilâhî emirlerle herkesi edepli olmaya çağırmıştır.

İlk âyette yer alan “Allah Resûlü’nün önüne geçmeyin.” ifadesi, bir soru sorulduğunda, bir meselenin izahı ya da bir problemin çözülmesi istendiğinde, O varken siz söze karışmayın… Allah Teâlâ, kendi murad-ı sübhanîsini O’nunla bildirmiştir; O’nun mesajına uyma, Allah’a uyma demektir; dolayısıyla, O mesajını ortaya koyduğu zaman, siz öne geçip farklı fikir beyan etmeyin, Peygamber’e akıl vermeye kalkmayın. Bunların yanı sıra yolda giderken bir izin ya da ihtiyaç olmaksızın O’nun önünde yürümeyin ve sofrada ondan önce yemeğe başlamayın, gibi mânâları ihtiva etmektedir. Demek ki, Peygambere karşı edep, dolayısıyla Allah’a karşı edeptir. Çünkü O bize Allah’ı tanıtarak, ilâhî mesajını bildirerek ve O’nun razı olacağı şeyleri öğreterek yolumuzu aydınlatan ve ebedî saadet yolunu açan Zât’tır.

58