İçeriğe geç

Öyleyse insan, Allah’ı unutmadığı ve her meseleyi ona bağladığı zaman, nefsi bir kitap hâline gelir. Yirmiüçüncü Söz’ü hatırlayın; der ki Bediüzzaman Hazretleri, “İman bir nurdur.”7 Evet iman tecellî ettiği zaman kâinatta her şeyi okunur hâle getirir, kâinatı ve enfüsü daha bir farklı okuma imkânı verir. Enfüs, âfâkın okunması mevzuunda bir büyüteç, bir mercek olur. Bu açıdan Allah’ın varlığının baştan kabulü ve ona iman çok önemlidir. Bu kabul ile siz enfüste de âfâkta da çok rahat dolaşırsınız. Her şeyi bir kitap gibi mütalaa, bir meşher gibi temâşâ edersiniz. Aksi hâlde, yani meseleyi Allah’a vermediğiniz takdirde, her şey karanlığa gömülür. Yirmiüçüncü Söz’de ifade edildiği gibi, bir köprünün üzerinde, ürperten karanlıklar içinde ve dört bir yan korkunç cenazeler ve vahşî hayvanlarla çevrili bir müthiş halde iken meseleyi Allah’a imana verdiğinde, onu duyması bir elektrik düğmesine dokunmak gibi olur ve o korkutucu hal birden değişiverir. Demek ki, baştan Allah’ı bilme, insanın enfüs ve âfâkı daha derince okumasına çok önemli bir katkıda bulunuyor.

171