Zaten hayırlı bir topluluk içinde bulunmanın, insanı helak olup gitmekten muhafaza edeceğini ve onun için büyük bir avantaj olacağını açık bir şekilde ifade eden nasslar da mevcuttur. Meselâ bir hadis-i şeriflerinde Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed Mustafa (sallallâhu aleyhi ve sellem) şöyle buyurur: هُمُ الْقَوْمُ لَا يَشْقٰى بِهِمْ جَلِيسُهُمْ“Onlar öyle bir topluluktur ki, onlarlaoturup kalkan hiç kimse tâli’siz olmaz.”6 Evet, görüldüğü üzere hadis-i şerif, cemaatle birlikte olanın şaki muamelesi görmeyeceğini müjdelemektedir. Dolayısıyla hayırlı bir topluluk içinde bulunmanın, Allah yolunda güzel bir işte istihdam olunmanın, insanın ümitsizlik girdabına kapılmaması adına önemli bir vazife göreceği söylenebilir. Bu sebeple, Hikem-i Ataiye’de geçen: “Allah indindeki yerinizi öğrenmek istiyorsanız, Allah’ın sizi ne ile istihdam ettiğine bakın!”7 sözü, bir hata ve günahın altında kalıp ezilen, yeis neticesinde iradesi felç olan bir kimse için, ümitleri coşturacak bir söz olarak değerlendirilebilir. Ancak bu konuda tam ve sağlıklı bir değerlendirme yapabilmek için şu temel disiplini her zaman göz önünde bulundurmamız gerekir: “Cenâb-ı Hakk’ın nezdindeki yerinizi bilmek istiyorsanız, Allah’ın nezdinizdeki yerine bakın!” Evet, sizin nazarınızda Zât-ı Ulûhiyet’e karşı ciddi bir alâka varsa, derin bir duyguyla o hakikate bağlıysanız, ötede öyle bir muamele göreceksiniz demektir. Fakat bir insanın Zât-ı Ulûhiyet’e karşı hiçbir alâkası yoksa, aşk u iştiyaktan bîhaberse, gafilâne bir hayat yaşıyorsa, onun da gökler ötesi âlemdeki durumu aynı şekildedir. Evet, insanın, bu dünyadaki kalbî ve ruhî hayatı, ötedeki hâlinin resmi ve gökler ötesi durumunun fotoğrafıdır.
Vazife ve İstidraç
Dipnotlar
- 6 Bkz.: Buhârî, daavât 66; Müslim, zikr 25.
- 7 el-Bûtî, Şerhu’l-Hikemi’l-Atâiyye: Şerh ve Tahlil 2/255 (73. Hikmet).