İçeriğe geç

Evet, işin bu yanı böyledir. Ama öte yandan insan, işlediği günahların kendisini yeis bataklığına sürüklemesine de müsaade etmemelidir. Gırtlağına kadar levsiyat (pislik) içine batmış biri dahi Cenab-ı Hakk’ın rahmetinden ümit kesmemelidir. Bilindiği üzere Allah Resûlü (aleyhissalâtu ve’s-selâm), günah işleyen biri hakkında uygunsuz laflar edildiğini duyunca hemen duruma müdahale etmiş ve o kişinin, Allah ve Resûlü’nü sevdiğini söylemiştir. Dolayısıyla insan, geçmişte işlemiş olduğu hata ve günahların büyüklüğüne bakmadan Allah ve Resûlullah’ı sevmeye ve onların yolunda olmaya gayret etmelidir. “Ey Allah’ım, biliyorum ki benim irapta mahallim yok ama Sen o mahalli verirsin!” diyerek büyüklüğü ve yüceliği, ulûhiyet ve rubûbiyet dairesinin biricik sultanı Allah’a verebilmeli; o daireye davet eden Hz. Muhammed Mustafa’ya (aleyhissalâtu ve’s-selâm) bağlılık ve sevgisini devam ettirmelidir. Mümkünse Allah’a ve Resûlü’ne karşı sevgisini münacat ve naatlarla seslendirmelidir. İşlediği cürümler buna mâni olmamalıdır. Şeytan ve nefis, bu cürümleri gerekçe göstererek insana, kendini Allah’a çok uzaklaşmış gösterebilir. Fakat o, duygularıyla ve düşünceleriyle hep Allah’a yakın olmaya gayret etmelidir.

Narsist Ruhlar

90