İşte bizim diyalog vasıtasıyla yapmaya çalıştığımız şey de bir taraftan şiddet, düşmanlık, radikalizm, terör, savaş gibi olumsuzlukları gidererek dünyada sulh ve barışın hâkim olmasına katkıda bulunmak, diğer yandan da insanların farklı din ve kültürlere ait değerleri tanımalarının ve istifade etmelerinin önündeki engelleri bertaraf etmektir . Biz, diyalog vasıtasıyla hem her yere gitmek, herkesle tanışmak ve bize ait evrensel insanî değerleri tanıştırmak hem de başkalarının sahip olduğu güzelliklerden istifade etmek istiyoruz. Bu, Peygamber Efendimiz’in bize gösterdiği bir hedeftir. O (sallallâhu aleyhi ve sellem) bir hadis-i şeriflerinde, “Benim adım güneşin doğup battığı her yere ulaşacaktır.”123 buyuruyor. Burada hem gaybî bir meseleyi haber verme söz konusu hem de bir hedef gösterme. Bunu şöyle anlayabiliriz: Benim ümmetime düşen vazife; Muhammedî ruhu ve Kur’ânî mânâyı dünyanın dört bir yanına ulaştırmak, tüm mahrum ve muhtaç gönüllere duyurmaktır. Biz bunu, hem bir vazife ve sorumluluk görüyor hem de nail olduğumuz bunca nimete karşı yerine getirilmesi gereken bir kadirşinaslık sayıyoruz. Kabul edip etmemek ise muhataplara kalmıştır.