İçeriğe geç

Aslında, hakikî tebettül erleri her zaman, sadece dünyevî mal-menâl değil, uhrevî arzu ve isteklerinde de disiplinli yaşamış ve rıza hedefli bir yörünge takip etmişlerdir. Öyle ki onlar, öteler ve öteler ötesi engin mülâhazalara daldıklarında ne Cennet ve hûri gılmanı düşünmüş, ne evvelen ve bizzat Cehennem endişesine kapılmış ne de ibadet ü taatle dünya ve ukbâya ait bazı şeyleri pazarlamaya kalkışmışlardır ki, sofîlere göre bunlardan birinciler “tâcirân”, ikinciler “bendegân”, üçüncüler “sâdıkân”, Hakk’a hasr-ı nazar edip onun berisinde her şeye kapanan dördüncüler de “âşıkân”dır ve gerçek tebettül kahramanları da işte bunlardır.

196