İçeriğe geç

Onların kalbleri, Cenâb-ı Hakk’ın azamet, celâl ve ceberûtu ile kendilerinin acz ü fakr, ihtiyaç ve küçüklüklerinin müşterek mülâhazaya alınması sayesinde hep saygı ve tazimle atmaktadır; hâl ve beyanları da bu telakkiye tam bir tercüman gibidir. Onlar yolun başında da sonunda da her zaman edebli davranmış, saygıyla oturup-kalkmış, haşyet soluklamış; meleklerle atbaşı hâle geldiklerinde bile her zaman mahviyet ve tevazu mırıldanmışlardır.. evet, bu yolun yolcuları umumî mânâda hep böyle düşünmüş ve böyle davranmışlardır; ama yine de, kendi aralarında mârifet ufukları itibarıyla bir hayli farklılıklar söz konusudur: Bunlar arasında Allah’ı hatırladıkça kendine çeki düzen verip haşyetle iki büklüm olanlar bulunduğu gibi; her tavır ve davranışında O’nun tarafından görülüyor olma mülâhazasıyla temkin ve teyakkuz soluklayanlar ve ömrünü derin bir ihsan şuuruyla hep O’nu görüyormuşçasına tir tir titreyerek geçirenler de vardır.

31