İçeriğe geç

İbtidâda, sebeb-i hilkat-i âlemin nâm-ı celîli Ahmed’dir ve mânâsındaki ziyade ile, O’nun dünyaları bir hamd ü senâ zikirhanesine çevireceğini işaretlemenin yanında, ötelerde bundan daha derin bulunan “livâü’l-hamd” temsilciliğinin biricik mümessili olacağının da remzi gibidir. O, şu haricî vücud âlemini şereflendireceği âna kadar Ahmed (aleyhi ekmelüttehâyâ) unvanıyla yâd edildiğinden dolayıdır ki, Seyyidinâ Hazreti Mesih: وَمُبَشِّرًا بِرَسُولٍ يَأْتِي مِنْ بَعْدِي اسْمُهُٓ أَحْمَدُ“Bendensonra gelecek ismi Ahmed bir nebiyi müjdelemek üzere geldim.”5 ferman-ı ilâhîdeki tebşîrinde Muhammed ism-i şerifine bedel O’nu Ahmed ism-i celîliyle yâd etmiştir.

221