İçeriğe geç

bil, Âdemoğulları içinde ilk kez cinayet işleyen, dolayısıyla da bu kötü yolu insanlığa ilk kez açan kimsedir. Bu yönüyle de günahı katmerlidir ve bu günah onu küfre götürmüş olabilir. Zira Bediüzzaman’ın yaklaşımıyla, her günah içinde küfre giden bir yol vardır.6 Günaha doğru atılmış her bir adım, aynı zamanda küfre doğru da atılmıştır.Kâbil’in kaybetmesine sebebiyet veren günah, haset ve çekememezliktir. O, Cenab-ı Hakk’ın, kardeşinin nasibine verdiği şeyi kıskanmış, ilahî takdiri kabullenmemiştir. Kur’ân’ın farklı âyetlerinde açıkça beyan ettiği üzere, Allah herkesi farklı yaratmış, herkese farklı ihsanlarda bulunmuş, herkesi farklı istidatlarla ve kabiliyetlerle donatmış, bazılarını diğerlerine üstün kılmıştır. Kur’ân, peygamberlerin bile kiminin kimine üstün kılındığını beyan eder.7 İnsan belirli bir alanda ileriye gitmiş olsa da başka bir alanda diğerlerinden geride kalabilir. Bir hususta başkalarına râcih (üstün) olan kimse, başka bir hususta mercûh (geri) olabilir. Cenab-ı Hak bilemediğimiz bir kısım sebep ve hikmetlere binaen kimilerine fazla ihsanda bulunmuş, onları hikmetle donatmış, onların ufuklarını açmış olabilir. Onlar da Cenab-ı Hakk’ın bu mevhibelerini tam yerli yerinde kullanarak büyüklüklerine büyüklük katmış bulunabilirler. Allah insanlara başka başka ihsanlarda bulunabilir, birine vermediği nimeti bir diğerine verebilir. Bunlar birer imtihandır. Bir hususta daha fazla nimete sahip olanın imtihanı, sorumluluğu daha fazladır. O, bu sorumluluğunun gereğini yerine getirdiği zaman imtihanı kazanmış olur. Diğerinin sorumluluğu da kendi payına düşen nimet ölçüsündedir. Mümine düşen vazife, Cenab-ı Hakk’ın bütün bu tasarruflarını saygıyla karşılamak, elindekilere kanaat etmek ve taksimatta kendi payına düşen sorumluluğun gereklerini ifa etmektir.Ne var ki pek çok insan, kendinden üstün olanları kolay kolay hazmedemez. “Onda olacağına bende olsaydı.” der. Bu yüz-

23