larına yayılır. Muslukların başını tutan insanlar, milletin malını hortumlar ve toplumun sırtından geçinir. İnsanların canlarını, ırzlarını ve mallarını korumakla görevli olan idarecilerin bizzat kendileri bunlar için bir tehdit olur. İnsanlar ideolojileri uğruna birbirleriyle yaka paça olurlar. Toplum içten içe tefessüh etmeye ve çürümeye başlar. Din ve diyaneti ağzına alanlar hemen irtica damgası yer, gericilikle suçlanır, türlü türlü baskı ve zulümlere maruz kalırlar.Dine musallat olan musibet ve felaketlerin en büyüklerinden biri, yine Hz. Pîr’in ifadesiyle “kurdun gövdenin içine girmesi”dir.55İşte o zaman toplumun bünyesi buna dayanamaz. Çünkü kanını emen, damarlarını kesen düşmanını dost zanneder. Bu münafıklar ve ikiyüzlüler sizin kisvenize bürünür, sizden biri gibi görünür, zaman zaman sizin gibi yazar çizer; fakat bir taraftan da aslında altınızı oyar. Hipnozla halkı uyuturlar. Algı operasyonlarıyla zihinleri istedikleri istikamete yönlendirirler. Sözleri ve yazılarıyla halkın fikirlerini etkiler, akı kara, karayı da ak gösterirler. Habis emellerine ulaşabilmek için şeytanın bile aklına gelmeyecek oyunları ve hileleri kullanır ve bunlarla toplum içinde sürekli gerilim hâsıl eder ve çatışmaları körüklerler. İşlerine gelmediği için nice zulüm ve haksızlık karşısında sessiz kalırlar. Fakat beri tarafta istedikleri algıyı oluşturabilmek için en küçük meseleler karşısında kıyamet koparır, Nuh tufanı yaşanıyor gibi feryat ederler.Hz. Eyyûb (aleyhisselam) bedenine musallat olan hasta-
lıklar karşısında, ۚ َ“ اَنّ۪ى مَسَّ نِىَ الضُّ رُّ وَ اَنْتَ اَرْ حَمُ الرَّاحِ م۪ ينYâ Rabbi! Zarar bana dokundu ve Sen Erhamü’r-Râhimînsin.”56 diyor. Hz. Yunus (Aleyhisselam) balığın karnına düşünce şöyle niyaz
ediyor ۚ َ“ اَلَ ٓ اِلٰهَ اِاَاَّلَّ ٓ اَنْتَ سُ بْحَانَكَ ۗ اِنّ۪ى كُنْتُ مِنَ الظَّالِم۪ ينSenden başka hiçbir ilah yoktur. Sen bütün noksan sıfatlardan münezzehsin; doğrusu ben kendi kendime zulmettim, affını bekliyorum.”57
Dipnotlar
- Bediüzzaman, Tarihçe-i Hayat, s.614 (Tahliler)..
- Enbiyâ Sûresi, 21/83.
- Enbiyâ Sûresi, 21/87.