Burada bir hususa daha değinmek istiyorum. Şüphesiz bugün aynı gaye için çalışan başka insanlar da var. Ancak yıllarca Türk-İslâm anlayışını temsil etmiş Anadolu insanının kendine has bir sesinin, soluğunun olduğu da muhakkak. Bu ses, sekiz-dokuz asırdır tecrübe edilmiş bizim insanımızın sesidir. Bu ses, farklı bir sestir ve bütün insanların içini yumuşatacak bir üsluba sahiptir.
Tasavvur ve Düşünce Yörüngemiz
Bizim tasavvur ve düşüncelerimizin yörüngesi, Allah’ın varlığına imandır. Biz bu yörüngeyi varlığın bütün cüzlerine karşı olan yaklaşımımızda da korumak zorundayız. Ve bizim her türlü düşünce ve tasavvurumuz, bu temel üzerine bina edilmelidir.
Evet, Allah vardır.. bu kâinatı Allah yaratmıştır.. insan Allah’tan gelmektedir.. ve o ebediyete namzettir.. Hz. Sadık u Masduk’un beyanıyla ağacın altında gölgelenen bir yolcu gibidir insan..3 daha sonra da buradan göçüp gidecek ve ötede Cennet ve Cemalullahla serfiraz olacaktır.. insan, imtihan için gönderildiği bu fani dünyada ya kazanacak ya da kaybedecektir.. bu bakımdan o bütün dikkat ve temkinini toplayarak hedefini on ikiden vurabiliyorsa vurmalı, on ikiden vuramazsa ona yakın bir yerden vurmalı ve hangi sahada olursa olsun inanç dünyasını ihata eden düşünce ve tasavvur ekseninden sapma göstermeden en büyük hedef olan Allah’ın rızasını elde etmeye doğru yürümelidir.
Gaye ve Metod
Dipnotlar
- 3 Tirmizî, zühd 44; İbn Mâce, zühd 3; Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 1/301, 391.