İçeriğe geç

İmam Şiblî’nin tespitine göre, Hz. Ömer, Beytülmâl-i âmme içinde halka aidatlarını, maaşlarını dağıtırken, başını kaldırdığında yüzünde yara izi bulunan birini gördü. Adam orada duruyordu. Ona maaşını verdi. Adam yine bekliyordu, ama maksadı nedir bilemiyoruz. Başını kaldırıp onu tekrar görünce yine verdi. Bir daha başını kaldırdı, gördü, yine verdi. Adam utandı ve çekip gitti.

Hz. Ömer başını kaldırdığında artık onu göremedi. Sordular:

“Yâ Ömer! Niçin böyle yaptın?”

Cevap verdi:

“Vallahi, ben onu yüzünden yara aldığı falan muharebede öyle kıyasıya savaşırken gördüm ki, eğer akşama kadar burada dursaydı, ben de akşama kadar ona bir şeyler verecektim.”

Evet, Hz. Ömer taksimde bulunurken, ferdin Allah’a kurbiyetini hesaba katıyordu. Kim Allah’a yakınsa, onu aslan payı almaya layık görüyordu. Öbürünün alıp almayacağı ayrı bir mesele. Tabiî bütün bunlar birer içtihattı.

Amr İbn Âs yeni Müslüman olmuştu. Bir süre sonra Resûl-i Ekrem onu çağırmış, kendisini bir seriyye ile harbe göndereceğini ve neticesinde de ganimet elde edeceğini haber vermişti. Bunun üzerine o da, “Yâ Resûlallah! Ben bunun için Müslüman olmadım. Ben, (Allah beni mağfiret etsin diye) Müslüman oldum.” demişti.4

Bir başkasına yine ganimet verilirken, o da kalkıp Resûl-i Ekrem’e şöyle demişti: “Yâ Resûlallah! Ben ganimet almak için değil, şuradan bir ok yiyip şehit olmak için Müslüman oldum.” Ve oradan dönüp başka bir tarafa gittiklerinde parmağıyla işaret ettiği yerden oku yedi, şehit oldu ve ruhunu Resûl-i Ekrem’in dizinde Allah’a teslim etti. Allah Resûlü, “Tam dediği yerden vuruldu!” deyip yanındakilere boğazından bir ok yiyerek şehit olmuş bu sahabinin daha önce dediklerini hatırlatmıştı.5

448