Evet bütün bunları sırasıyla çocuğa nakledebilirsek, çocuk O’nun büyüklüğü karşısında hürmet duyacak ve başkaları da onun zihninden ve dimağından Resûl-i Ekrem’i söküp atamayacaklardır. İlim, fen ve teknik adına kimsenin rahle-i tedrisi önüne oturmamış, ömründe iki satır yazı yazmamış, Allah’tan başka kimseden bir şey öğrenmemiş Hz. Muhammed’in ulûm-u evvelîn ve âhirîni (geçmiş ve geleceğin ilimlerini) bildiğini21 bilmemiz, başkalarına da bildirmemiz bizim için bir vefa borcudur.
O’nun tıbba dair de söylediği öyle şeyler vardır ki o devrin ilmî seviyesiyle bunları bilmek mümkün değildir. Demek ki Allah O’na her şeyi talim ediyor, O da kendisine talim edilenleri söylüyordu. Evet O, Allah’ın Resûlüydü.
Resûl-i Ekrem’in insanın şahsî ve içtimaî hayatı adına gerçekleştirdiği inkılâplar adına ciddî bir şey yazılmaya kalkılsa, mücelletlere sığmaz. Biz bu konuda acele bir fikir verebilmek amacıyla bazı hususlara dokunup geçtik. Bu itibarla tıbb-ı nebevî, Hz. Peygamber’in gaybî ihbarları ve O’nun daha başka büyüklükleri gibi hususları, bu mevzuda yazılan binlerce esere havale edip diğer bir konuya geçmek istiyorum.
4. Kur’ân-ı Kerim’in Anlatılıp Tanıtılması
Dipnotlar
- 21 Bkz.: Kadı Iyâz, eş-Şifâ 1/354.