İçeriğe geç

Fena huyların bir hamlede yok edilmesiyle alâkalı, içki yasağına karşı gösterilen duyarlılık önemli bir örnek teşkil eder: Düşünün ki alkolik olmuş ve içki içmediği zaman başı dönen bir topluluk “İçki yasaktır!” dendiği an, o esnada dudağına dayadığı kadehi artık ağzına götürmüyor ve yere çalıyor. Bilmem ki, terbiyecilerimiz bu şekilde etkili bir terbiyedeki müessiriyeti neye bağlayacaklar. Şimdi bize düşen şey; Resûl-i Ekrem’in o muazzamlardan muazzam güzelliklerini anlayıp anlatmak ve vicdanları o Zat’a karşı uyarmak olmalıdır. Bunu başarabildiğimiz takdirde çocuklarımız Hz. Muhammed (sallallâhu aleyhi ve sellem) konuşacak, Hz. Muhammed düşünecek ve Hz. Muhammed’i duyacaklardır. Biz bu ameliyeye, özel mânâsıyla “telkin” ya da “maddî-mânevî hayatımızın kayyimi olan Hz. Muhammed’in, varlığımıza doğrudan doğruya omuz vermesi, bize arka çıkması” diyoruz. Cenâb-ı Hak, bizi daima bu Zât’la teyit buyursun!

Çocuklarımıza Resûl-i Ekrem’i, kıyamete kadar olmuş olacak bütün hâdiseleri âdeta bir televizyon ekranından seyredip de naklediyor gibi anlayıp anlatmamız O’na güven yenileme gibi bir mânâ ifade edecektir. Bu konuda O’nun öyle sıhhatli, sarih ve tevil götürmez verdiği haberler vardır ki, âdeta O (sallallâhu aleyhi ve sellem), bu hadis-i şeriflerinde, kendi neş’et buyurduğu saadet asrından ta asrımıza ve kıyamete kadar en önemli hâdiseleri, onların sebeplerini neticeleriyle beraber bir bir sıralar ve bizi uyarır. O, Moğol istilasından, Suriye’nin işgaline17, Fırat nehrinin kıymetler üstü kıymette yükselmesinden18 Tâlekan petrollerine19, bir kısım ahir zaman fitnelerinden lâahlâkîliğin yaygınlaşmasına20 dek o kadar şeyden bahseder ki, bunları görüp de O’na inanmamak mümkün değildir.

112