O gün her ilim, ilim kabul ediliyor ve hepsi de bu aşk ve iştiyaktan nasibini alabiliyordu: Bir taraftan âlet ve belâgat ilimleri, tefsir, hadis, fıkıh, usul-i hadis, usul-i fıkıh ve usûliddin gibi ilimler yeni bir dinî sistemin, bir hayat felsefesinin ve bir ukbâ mülâhazasının dili, tercümanı olarak ortaya konurken –burası o konuyu açmanın yeri değil– diğer taraftan da matematik, geometri, kimya, tıp, astronomi, ziraat ve şehircilik… gibi pek çok fen o güne kadar çok iyi bilinmeyen farklı bir çerçevede yeniden vaz’ediliyordu. O dönem itibarıyla, bu ilim dallarının hemen hepsinde, araştırma sevdalısı bir hayli mütefekkir, filozof ve kâşif göstermek mümkündür: Muhammed b. Zekeriyya er-Râzî’den1 Kûfeli Cabir’e2, Fârâbî’den3 İbn Sina’ya4, Fezârî’den5 el-Bettânî’ye6, İbn Yunus’tan7 Zehravî’ye8, Gazzâlî’den9 İbn Rüşd’e10 kadar daha yüzlerce deha… bizim burada işaret ettiklerimiz, kimya, matematik, geometri, tıp, astronomi, mûsıkî, fıkıh, usul-i fıkıh, tasavvuf… gibi ilim dallarında sistemler geliştirmiş ilim adamı, düşünür, filozof ve kâşiflerden sadece birkaçı… Bunların insanlığa armağan ettikleri eserler çağları aşacak nitelikte ve Batı Rönesansına öncülük yapacak mahiyettedir. Bunun böyle olduğunu içimizdeki bir kısım haricîler kabul etmeseler de, münsif ilim dünyası artık bu konuda farklı düşünmektedir.
Dipnotlar
- 1 Milâdî doğum tarihleri:
- 2 815
- 3 870
- 4 980
- 5 796
- 6 858
- 7 950
- 8 936
- 9 1058
- 10 1126