İçeriğe geç

Ashab-ı Resulullah’tan Hz. Cüleybib, garîze-i beşeriyesinin tesirinde bir gençtir. Bir süre sonra etrafta bunun dedikodusu yapılmaya başlanır. Bunun üzerine Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem), Cüleybib’i yanına çağırır ve dizinin dibine oturtur. Allah Resûlü, buraya kadar olan muamelesiyle zaten onu büyülemiştir.. ve büyülenmiş bu insana sorar:

– Böyle bir şeyin annene yapılmasını ister miydin?

– Canım Sana feda olsun ey Allah’ın Resûlü, istemezdim.

– Hiçbir insan da anasına böyle bir şey yapılmasını istemez! (Senin bir kızın olsaydı), ona böyle bir şey yapılmasını ister miydin?

– Canım Sana feda olsun ya Resûlallah, istemezdim.

– Hiçbir insan da, kızı için böyle bir şey yapılmasını istemez! Kız kardeşinle ister miydin bir başkası zina etsin?

– Hayır, ya Resûlallah, istemezdim!

– Halanla veya teyzenle böyle bir şey yapılmasını ister miydin?

– Hayır, hayır, istemezdim!

– İşte hiç kimse halasıyla, teyzesiyle ve kız kardeşiyle böyle bir şeyin yapılmasını istemez.

Evet, karşılıklı geçen bu konuşma ile Allah Resûlü, bu gencin aklını ikna eder ve onu fikren doyurur. Ardından da elini gencin göğsüne koyar ve şöyle dua eder:

“Allahım! Bunun günahını bağışla, kalbini temizle ve namusunu muhafaza buyur!”86

Cüleybib, bu duadan sonra iffet âbidesi hâline gelmiştir; gelmiştir ama daha önceki hayatı bilindiği için kimse ona kız vermemektedir. Allah Resûlü, aklını ikna ettiği bu sahabînin daha sonra derdine de derman olur. Bir kız babasına elçi göndererek kızını ister ve o kızla Cüleybib’i evlendirir.87

133