İçeriğe geç

Rivayet edildiğine göre o dönemde büyüklerden pek çoğu, demirci dükkânlarının önlerine gider, ocaktan çıkan kıvılcımları seyrederek Cehennemi tasavvur etmeye çalışırlarmış. Aynı şekilde, Cehennem korkusundan ötürü çarşıda bayılıp düşen, kendinden geçen pek çok insanın olduğu nakledilir.34 Biz de zaman zaman böyle manzaralar üzerinde tefekkürde bulunmalı, Cehennem gibi bir çirkinlikle, güzellikler meşheri olan Cennet’i daima yan yana düşünmeliyiz. İbadet ü taatimizi yaparken de daima bunları nazar-ı itibara alarak yapmalı, önümüzde âdeta Cennet, ayaklarımızın altında ise Cehennem varmış gibi davranmalıyız. Zira bir yanlışlık sonucu kayıp oraya düşmemiz her an muhtemeldir. İşte bu mülâhaza ve mütalâalarla kalbimizi inkişaf ettirmeye çalışmalıyız.

29 Bkz. et-Taberî, Câmiu’l-beyan, 1/174.

30 Bkz: Bakara sûresi, 2/25.

31 Bkz. Tirmizî, sıfatü’l-cenne 15.

32 Buhârî, tevhid 35; Müslim, cennet 4, 5.

33 Mü’minûn sûresi, 23/108.

34 Bkz. İbn Recep el-Hanbelî, Letâifü’l-Meârif s. 325.

54