İçeriğe geç

Burada başka vesilelerle söylediğim bir hususu tekrar arz etmek istiyorum. Koca Halid, sarığında Allah Resûlü’nün mübarek saçından bir kıl taşıyordu. Bir gün, başından sarık yuvarlanıp, düşman safları arasına kayıp gidince, gözü dönmüş gibi oraya doğru koştu ve askerlerin ihtarına kulak asmadan sarığını alıp giydi.. ve sonra da bu kadar tehâlükünün sebebini soranlara şöyle cevap verdi: “O’nun içinde Allah Resûlü’ne ait bir mübarek tüy vardı.”11 Bunu diyen insan, dünyanın en büyük kumandanlarını kapıkulu olarak kullanacak çapta bir insandı.

Afrika’yı bir baştan bir başa fetheden büyük insan Amr b. Âs, büyük siyaset ustası ve deha çapında bir idare kabiliyetinin adamıydı. Vefat ederken dilinin altına Allah Resûlü’nden hatıra kalmış mübarek bir kıl koyuyor ve bununla sorulan suallere kolay cevap vereceğine inanıyordu. Tekrar rica ederek soruyorum; eğer sahabe de tevhidi anlayamadıysa, yeryüzünde tevhidi anlayan kim vardır? Eğer bu şekildeki tevessüller şirk ise, ondan ilk kaçınması gerekenler Allah Resûlü’nün gökteki yıldızlara benzettiği ve “Hangisine uysanız hidayeti bulursunuz.”12 diye tebcil ettiği bu mümtaz ve müstesna insanlar olması gerekmez miydi? Hâlbuki görüyorsunuz ki onlar bu mânâda tevessülde bulunmayı kat’iyen mahzurlu görmüyorlar…

24