İçeriğe geç
Sözler

ömürde ve kıyametin vaktini dünyanın ömrü içinde saklamıştır. Zira insanın eceli belli olsaydı, ömrünün yarısına kadar gafletle yaşar, yarısından sonra darağacına adım adım gider gibi bir dehşet hissederdi. Halbuki ahiret-dünya dengesini koruma ve her vakit korku ile ümit arasında bulunma keyfiyeti, her dakika hem ölmenin hem yaşamanın mümkün olmasını gerektirir. Şu halde, eceli gizli yirmi senelik bir ömür, ne zaman biteceği belli olan bin senelik ömre tercih edilir.

İşte kıyamet de insanın büyük bir misali olan şu dünyanın ecelidir. Eğer vakti belli olsaydı, bütün ilk ve orta çağlar mutlak bir gaflete dalacak, kıyamete yakın sonraki asırlar ise dehşette kalacaktı. İnsan nasıl şahsî hayatıyla, evinin ve köyünün geleceğiyle alâkadarsa, toplum hayatıyla, bütün insanlıkla ve dünyanın yaşamasıyla da öyle alâkadardır.

Kur’an اِقْتَرَبَتِ السَّاعَةُ der, “Kıyamet yakındır” buyurur. Bin şu kadar senedir kıyametin hâlâ kopmaması, yakın olduğu hakikatini değiştirmez. Zira kıyamet, dünyanın ecelidir. Dünyanın ömrüne nispeten bin veya iki bin sene, bir seneye kıyasla bir-iki gün veya bir-iki dakika gibidir. Kıyamet saati yalnız insanlığın eceli değildir ki, onun ömrüne kıyaslanıp uzak görülsün. İşte bunun için Hakîm-i Mutlak, kıyameti “mugayyebât-ı hamse”den, yani Kur’an’da zikredilen beş bilinmeyen şeyden biri olarak kendi ilminde saklıyor. Bu sırdandır ki, her asır, hatta hakikati gören asr-ı saadet dahi daima kıyametten korkmuş. Hatta bazıları “Alâmetleri hemen hemen çıktı.” demişler.

İşte bu hakikati bilmeyen insafsız insanlar derler ki: “Ahireti etraflıca ders alan, uyanık kalbli, keskin nazarlı sahabiler niçin fikirleri hakikatten bin sene uzak düşmüş gibi, bin dört yüz sene sonra gelecek bir hakikati kendi asırlarına yakın zannetmişler?”

Cevap: Çünkü sahabiler, peygamber sohbetinin feyziyle, ahireti herkesten fazla düşünerek, dünyanın fâni olduğunu bilerek, kıyamet vaktinin gizlenmesindeki ilahî hikmeti anlayarak, şahsî ecelleri gibi dünyanın eceline karşı da daima hazır bir vaziyette ahiretlerine ciddi

416