İçeriğe geç
Sözler

Resûl-u Ekrem (aleyhissalâtü vesselam) böyle, herkesçe bilinen bazı kıssa ve hikâyeleri irşad maksadıyla, temsille, dolaylı olarak zikredivermiş. Şu tür meselelerin hakiki mânâsında kusur varsa, insanların örf ve âdetlerine, kulaktan dolma bilgilerine aittir.

Yedinci Asıl

Pek çok teşbih ve temsil vardır ki, zamanla veya âlimlerin elinden cahillerin eline geçmekle bizzat maddî hakikat kabul edilerek hataya düşülüyor. Mesela, “Sevr” (öküz) ve “Hut” (balık) isminde, misal âleminde öküz ve balık suretinde, kara ve denizlerdeki hayvanlara nezaret eden iki melek, âdeta koca bir öküz ve cismanî bir balık zannedilerek hadise ilişilmiş.

Yine mesela, bir vakit Hazreti Peygamber’in (aleyhissalâtü vesselam) huzurunda derin bir ses işitildi. Resûl-u Ekrem (aleyhissalâtü vesselam) buyurdu ki: “Bu gürültü, yetmiş senedir yuvarlanıp ancak şu dakikada cehennemin dibine düşen bir taşın gürültüsüdür.” İşte bu hadisi işiten, hakikatini, içyüzünü bilmeyen kişi inkâra sapar. Halbuki kesinlikle sabittir ki, o hadisin buyrulmasından yirmi dakika sonra biri gelip Resûl-u Ekrem’e (aleyhissalâtü vesselam): “Meşhur münafık yirmi dakika önce öldü.” demiştir. Allah Resûlü (aleyhissalâtü vesselam), yetmiş yaşına giren o münafığın bütün ömrünün cehennemin bir taşı olarak alçalmaktan, en aşağı mertebeye ve küfre yuvarlanmaktan ibaret olduğunu, gayet belagatli bir şekilde bildirmiştir. Cenâb-ı Hak, onun vefat ettiği dakikada o sesi işittirip resûlüne işaret vermiştir.

Sekizinci Asıl

Mutlak Hakîm Cenâb-ı Hak, şu tecrübe ve imtihan meydanında çok mühim şeyleri sayısız eşya içinde saklıyor. Bunda pek çok hikmet ve gaye vardır. Mesela, Kadir gecesini bütün ramazanda, duaya icabet saatini cuma gününde, makbul velisini insanların içinde, eceli

415